Volümetrik Modüler Yapı Endüstrisinin Modern Konut Sektöründeki Yeri

Volümetrik modüler yapı endüstrisinin proje geliştiricileri ve üreticileri, konut projelerinin olmazsa olmazlarını / asgari gereksinimlerini belirlerken en başta proje maliyetlerini düşürmek ve teslimatı hızlandırmak için yenilikçi malzemelerin, teknolojilerin ve modern inşaat metotlarının kullanımını ön görmektedirler.

Volümetrik modüler yapılar güvenilir ve uygun maliyetli konut çözümü sağlar. Geleneksel yapı sistemlerinden volumetrik modüler inşaat yöntemlerine geçişte etkili bir planlama ve yönetim çeşitleri risklerin minimize edilmesini başarılı bir şekilde sağlamaktadır.

Dorçe, Volümetrik Modüler Konut Modellerini, sektördeki 40 yıllık proje deneyimlerinden, Modern İnşaat Yönetimlerinden (MMC; Modern Methods of Construction), Üretim ve Montaj İçin Tasarım (DfMA) tekniklerinden faydalanarak kurum içi (in-house) mühendis kadrosu ile tasarlayıp üretmektedir.

Volümetrik modüler inşaat projelerini, proje kapsamında ana müteahhitlik hizmetleri sunarak anahtar teslim tamamlayan Dorçe; Düşük Maliyetli, Orta ve Lüks konutlar, Afet Sonrası Acil Yerleşim ve Mülteci konutları, Toplu Konutlar, Akıllı Konutlar ve müşteri taleplerine göre özelleştirilmiş konut projelerinde uzmanlaşmıştır.

Dorçe, sahadaki tüm inşaat süreçlerini Yapı Bilgi Modelleme sistemlerini (BIM) kullanarak, modüllere ayrışmış volümetrik modüler ana yapıyı off-site (saha dışı) olarak inşa etme kabiliyetine sahiptir.   Prefabrikasyon üretim yapılması ve Modern İnşaat Metotları (MMC) teknolojisinden yararlanılması sayesinde her defasında aynı ölçüye sahip olacak düzeyde koordine edilmiş üniteler / volümetrik modüller, (bir üreticinin üretim tesisinde başarılı bir şekilde üretilmiş) bir ana müteahhittin sahada başarı ile kurulumunu tamamlayabileceği ana yapıyı oluşturmaktadırlar.

Read More

Yapsa Yapsa DORÇE Yapar! – MSI Dergisi – Dorçe İş Geliştirme Müdürü Mehmet Selçuk YÜCESOY

Geniş bir sektörel yelpazede, çeşitli ihtiyaçlara yönelik prefabrik ve mobil yapıları tasarlayan, üreten ve bunların anahtar teslim inşasını da üstelenen Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat (Dorçe), silahlı kuvvetlerin ve güvenlik güçlerinin önemli çözüm ortakları arasında yer alıyor. Savunma ve havacılık sektöründe de önemli projelere imza atan Dorçe’nin kabiliyetlerini, ürünlerini ve projelerini, Dorçe İş Geliştirme Müdürü Mehmet Selçuk Yücesoy’dan dinledik.

MSI Dergisi: Dorçe, bugün, dünyanın farklı kıtalarında, çok sayıda ülkede iş yapan bir firma. Dünya genelini düşündüğümüzde, insanların, “Bu işi yapsa yapsa Dorçe yapabilir!” diyeceği işler, nasıl işlerdir?

Selçuk YÜCESOY: Dorçe’yi prefabrik yapı sektöründe rakiplerinden ayıran ve insanların, “Bu işi yapsa yapsa Dorçe yapabilir!” demesini sağlayan, çeşitli etmenler var.

Her şeyden önce, Dorçe, projelerini; mühendislik, tedarik, üretim, lojistik, montaj, ekipman, mobilya, altyapı ve üstyapı inşaat işleri, test ve devreye alma gibi tüm aşamalarıyla tamamen kendi bünyesindeki mühendisler ile ve anahtar teslim olarak tamamlıyor. Projeler için hızlıca mobilize olabiliyor be birkaç projeyi, çok sıcak ya da çok soğuk iklim şartlarının görülebildiği, dünyanın farklı bölgelerinde, aynı anda yürütebiliyor. Bu projelerin arkasında ise Dorçe’nin yerel ve uluslararası kalite standartlarında faaliyet gösteren; ayda 143,000 metrekare prefabrik ve modüler bina üretimi ve aynı anda 1,900 ton/ay ağır endüstriyel çelik bina üretimi yapabilen fabrikası bulunuyor.

Dorçe, birçok ülke ve bölgede, bazıları aynı anda yürütülen benzeri projeleri başarıyla tamamladı. Bu süreçte de projeleri, şartnamelerine uygun en verimli iş planlarını hayata geçirme yetkinliğini kazandı. Dorçe, prefabrik ve modül yapıların üretimini gerçekleştirdiği için bir üretici; bunun yanında bu yapıları kullanarak anahtar teslim inşa projeleri gerçekleştirdiği için aynı zamanda bir müteahhit. Dorçe’nin başarıyla tamamladığı projeler baktığımızda, hem üretici hem de müteahhit kimliği ile kendini kanıtlamış olduğunu görüyoruz.  Bu kimlikleri nedeniyle, mühendislik, organizasyon ve hızlı reaksiyon kabiliyeti gerektiren projelerde “Bu işi yapsa yapsa Dorçe yapar!” deniliyor.

MSI Dergisi: “Bu işi yapsa yapsa Dorçe yapabilir!” ifadesinin, savunma sanayisine yansıması nasıl oluyor?

Selçuk YÜCESOY: Dorçe’nin, hafif çelik prefabrik yapılar konusunda Avrupa’nın en büyük üreticisi olması ve konvansiyonel yapı sistemlerinde son 8 yıldır ENR (Engineering News Record / Mühendislik Haberleri Kayıtları) sıralamalarına göre konusunda dünyanın en büyük 250 müteahhit firması listesine girmesi, savunma sanayisi projelerinde de Dorçe’nin tercih edilmesini sağlıyor. Genel olarak “Bu işi yapsa yapsa Dorçe yapabilir!” denilen savunma sanayi projeleri ise; anahtar teslim askeri üsler, askeri kamplar, havan topu ile yapılan saldırılara ve hava saldırılarına dayanıklı askeri tesisler, sahra hastaneleri, hidrolik ayaklı taşınabilir konteynerler, özel amaçlı WC, duşakabin, klinik yapıları, HTK (Havadan Taşınabilir Konteyner), karakollar, hapishaneler, uçak ve helikopter hangarları, mühimmat depoları, kurşun geçirmez kabinler, konteynerler ve yapılar, poligonlar, eğitim merkezleri ve sınır kampları projeleridir. Bu kapsamda Dorçe, doğrudan NATO ve NATO üyesi ülkeler, Birleşmiş Milletler ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile çalışıyor. Ayrıca, Afrika’nın tamamı, CIS bölgesi ve Orta Doğu ülkeleri ile savuma sanayisi kapsamındaki inşaat projeleri yürütüyor.

İnsan Kaynağı ve Tecrübe, Fark Yaratıyor

MSI Dergisi: “Aynı anda farklı ülkelerde, ağır şartlar altında, hızlıca mobilize olup faaliyet gösterme gücü”nüzü ön plana çıkartıyorsunuz. Bu güç, nasıl bir ekipten kaynaklanıyor?

Selçuk YÜCESOY: Dorçe’nin stratejik istihdam politikası, “Her departmanda gerektiği oranda, yeterli donanımda, sürekli olarak eğitim ve oryantasyonlar ile kendini geliştiren insan kaynağına sahip olmak” şeklinde özetlenebilir. Dorçe’nin referansları, sektördeki diğer firmalara kıyasla çok daha çeşitli ve kapsamlı. Alanında uzman, 15 yılı aşkın tecrübeye sahip personel sayısı da sektördeki diğer firmalara kıyasla oldukça yüksektir. Bu durum, Dorçe’nin mevcut çalışanları üzerinde olumlu motivasyonu artırıyor ve yeni başvuracak nitelikli aday sayısını yükseltiyor. Personel seçiminde sağlanan bu avantaj ise kalifiye insan kaynağı konusunda sürdürülebilirliği sağlıyor. Dijital çağda personelin yetenek dönüşümü; uluslararası insan kaynakları yönetiminin gelişimi; üretimde ve yönetimde yüksek teknolojiye adaptasyon; küresel dijital dönüşüme ve çağın gereksinimlerine uygun yapay zekalı yazılımlara hızla uyum sağlanması; çokuluslu şirketler ve kurumlar ile ortak iş birliklerine açık personel vizyonunun gelişimi; üretim teknolojilerinin yakından takip edilmesi ve bu donanımları kullanabilecek personelin yetiştirilmesi, Dorçe’nin insan kaynakları için yatırım yaptığı başlıca konular.

MSI Dergisi: Tecrübe tarafından yaklaştığımızda, bu güç, nasıl bir tecrübeden ve altyapıdan kaynaklanıyor?

Selçuk YÜCESOY: Dorçe, sektördeki varlığı bakımından; konusunda öncü ve ilk kurulan şirketlerinden biridir. Şirketimiz, son kullanıcıların ihtiyaçlarını, 38 yıllık tecrübesi ile karşılıyor.

Dorçe, Ankara’da bulunması sebebiyle, savunma sanayisinin merkezinde yer alıyor. Bu sayede; Türk Silahlı Kuvvetleri, NATO, yabancı misyonların askeri ataşeleri ve temsilcileri, ASELSAN ve Roketsan gibi firmalar ve son kullanıcıların teknik ekipleri, üretimin tüm aşamasında süreci düzenli olarak takip edebiliyor. Fabrikada testlerini gerçekleştirebiliyor, değişiklik yapabiliyor ve projelerini geliştirebiliyor. Dorçe, +50 ila -50 santigrat derece aralığının da ötesinde, ağır iklim şartlarının da görüldüğü her türlü coğrafyada, 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Bu noktada, ciddi bir lojistik ve proje teslim yeteneğinden bahsedebiliriz. Farklı coğrafyalarda iş yapabilme tecrübesi, günümüzde Dorçe’yi sektöründe lider ihracatçı firma pozisyonuna taşıyor. Proje çeşitliliği ve referansları bakımından Dorçe’nin savunma sanayi projelerinde akla ilk gelen şirketlerden birisi olmasının sebebi ise bugüne kadar başarıyla tamamladığı projeler ve bu tecrübeler kapsamında sunduğu iş bitirme deneyim belgeleri. Dorçe; Venezuela’da hastane projelerini; Malezya’da işçi kamplarını; Avusturalya’da konut projelerini; Afrika, CIS ve Sibirya’da dünyanın en büyük petrol, gaz, maden ve yenilenebilir enerji firmalarına, sivil toplum örgütlerine ve kamu kurumlarına yönelik çeşitli projeleri başarıyla tamamlamış, global bir şirkettir. Dorçe’nin sektörel tecrübesine baktığımızda; Abu Dhabi’de toplamda 42.000 kişi kapasiteli işçi yaşam şehirlerini, Türkiye-Suriye sınırında 100.000 kişilik mülteci yaşam tesislerini, Rusya’nın Sibirya bölgesinde 20.000 kişilik gaz işleme tesisinin işçi kampı gibi büyük boyutlu ve yüksek üretim kapasitesi gerektiren projeleri görüyoruz. Dorçe, bu projeleri, zamana karşı yarışarak başarıyla tamamladı.

MSI Dergisi: Dorçe, 1982 yılında kuruldu. Silahlı kuvvetler, güvenlik güçleri ya da savunma ve havacılık sanayisine yönelik aldığınız ilk iş hangisiydi ve kaç yılında aldınız?

Selçuk YÜCESOY: Dorçe, 1985’den beri, başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere bir çok son kullanıcıya, çeşitli bölgelerde, çok sayıda prefabrik yapı teslim etti ve halen de teslim etmeye devam ediyor.

Özel İhtiyaçlara Özel Çözümler

MSI Dergisi: Savunma ve havacılık sektörüne yönelik olarak bugüne kadar tamamladığınız projelerden hangilerini öne çıkartmak istersiniz?

Selçuk YÜCESOY: Gerek son kullanıcıların ihtiyaçlarının güncel tehditlere ve gelişmelere göre değişmesinin gerekse Dorçe’nin yetkinliğinin sürekli artmasının bir sonucu olarak, son dönemde, birçok özel çözüm geliştirdik. Sorunuz kapsamında bunlara değinmek isterim.

Öncelikle öne çıkartmak istediğim proje, römorklu treyler üzeri çok amaçlı modüler konteyner sistemleri. Sahada görev yapabilecek, mobil bir sistem olarak tasarlanan bu modül üniteler; pratik, esnek, hızlı ve kolay sahra çözümlerinin ayrılmaz parçasıdır. Ünitelere, talebe göre su deposu, solar (PV) panel ile kendi kendine enerji üreten sistem, ısıtma-soğutma sistemi, jeneratör ve her türlü özel askeri teçhizatın montajını yapabiliyoruz ve üniteleri, istenilen her özellikte üretebiliyoruz. Kullanım amacı bakımından ise mutfak, yemekhane, çamaşırhane, ofis, konaklama, revir, WC, duş, soğuk odalar, sistem odaları, entegre uydu haberleşme sistemleri, radar yönetim sistemleri, İHA Yönetim ofisleri, CCTV odaları, mühimmat odaları ortaya koyabiliyoruz. Kurşun geçirmezlik gibi özellikler ekleyebiliyoruz. Her bir üniteyi, ilgili kalite standartlarını karşılayacak şekilde ortaya koyuyoruz.

Öne çıkan bir diğer projemiz, ön-üretimli ağır çelik binalardan oluşan uçak hangarları. Örnek olarak, Japon Silahlı Kuvvetleri için Cibuti’de tasarım ve yapım işini üstlendiğimiz F-16 uçak tipi hangar projelerini, çok kısa bir sürede, ağır çelik yapı sistemleri ile çözüme kavuşturduk.

Son olarak öne çıkartmak istediğim proje ise Irak’ta anahtar teslim tamamlanan ve savunma sanayisi alanında önemli yeri olan, ikonik bir proje olan Yaşam Destek Kampı projesi.. Bu projede, her türlü havan topu ve hava saldırısına karşı koruma sağlayan, kurşun geçirmez yapılardan oluşan; güvenlik çit sistemleri, bina üzeri çelik koruma yapıları, özel kum torbaları, hesco bariyerler, t-duvarlar, texas bariyerler, koruma platformları ile güvenlik kuleleri, güvenlik bariyerleri, iletişim ve güvenlik sistemleri ile emsallerine kıyasla en üst seviye güvenlik tedbirlerine sahip, entegre bir askeri üs teslim ettik.

MSI Dergisi: Dorçe, bugün; silahlı kuvvetlere ve güvenlik güçlerine, hangi konularda hizmet ve ürün sağlıyor?

Selçuk YÜCESOY: Dorçe bugün ürün olarak silahlı kuvvetlere ve güvenlik güçlerine yönelik; uçak, helikopter, mühimmat hangarları, çeşitli depolar, modüler askeri yapılar, sahra hastaneleri, acil durum, sınır ve askeri üs bölgelerine kamp yapıları, askeri yaşam konteynerleri, römorklu modüler kabinler (yaşam, revir, WC-Duş), helikopterle taşınabilen konteynerlar, prefabrik askeri koğuşlar, askeri lojmanlar, nizamiye binaları, mühimmat depoları, askeri ve polis eğitim merkezleri, havan topu saldırısına karşı dayanıklı askeri tesisler, poligonlar ve zırhlı kabinlerin üretimini gerçekleştiriyor. EPC (Engineering, Procurement, Construction / Mühendislik, Tedarik ve İnşaat) Müteahhitliği hizmetleri ile üstlendiğimiz tüm projelerin altyapı inşaatını ya da tamamen konvansiyonel yapı sistemi ile tamamlanması gereken betonarme askeri projeleri de anahtar teslim tamamlıyoruz.

MSI Dergisi: Silahlı kuvvetler ve güvenlik güçlerine yönelik sağladığınız, Mobil Hastane gibi kalıcı ürünler, bu kurumlar için nasıl bir fark yaratıyor? Silahlı kuvvetler ve güvenlik güçleri, bu çözümlerinizi neden mutlaka tedarik etmeli?

Selçuk YÜCESOY: Kabiliyetler bakımından; Dorçe’nin tamamladığı son teknoloji tam teşekküllü mobil sahra hastaneleri; endoskopi, röntgen, ultrason, ortopedi ve genel cerrahi dahil olmak üzere tüm tedavi ve acil müdahale yeteneklerini sunuyor. Mobil sahra hastanelerini, konumlandırma ve donanım açısından  kullanılacak bölgenin stratejik ve iklim şartlarına uygun olarak tasarlıyoruz. Kurşun geçirmez ve patlamaya dayanıklı tasarlanabilir şekilde üretiyoruz. Bu hastaneler alarm sistemleri, ısıtma-soğutma sistemleri, CCTV sistemleri, emniyet ve ikaz sistemleri ile de donatılabiliyor. Mobil sahra hastaneleri, hem rutin cerrahi hizmetler hem de acil sağlık bakım hizmetleri için hızlı bir şekilde kurulabiliyor. Mobil hastane modülleri, askeri tıp personeli için normal bir sağlık tesisinde olduğu gibi çok kısa sürede kaliteli ve güvenli bir çalışma ortamı sağlıyor. Modüller özel olarak sertleştirilmiş bir zemine ihtiyaç duymuyor. Ciddi Ar-Ge çalışmaları sonrası üretilen Dorçe entegre mobil sahra hastaneleri, 2 saat içinde kullanıma hazır hale geliyor. Mobil sahra hastaneleri, kara, deniz ve hava taşımacılığı ile taşınabiliyor. Modüller, yükleme ve boşaltmayı güvenli hale getiren treyler çözümleri ile desteklenerek, silahlı kuvvetler ve güvenlik güçlerine operasyonlar sırasında mobilizasyon avantajı sağlıyor.

Dorçe, askeri sağlık sisteminin ayrılmaz parçası olan mobil sahra hastaneleri ile ilgili projeleri, 15 yılı aşkın süredir Türk Silahlı Kuvvetleri, NATO ve dost ve müttefik ülkelerin taleplerine göre geliştiriyor.

MSI Dergisi: Silahlı kuvvetlere ve güvenlik güçlerine; sahada ne gibi destekler sunuyorsunuz? Bugüne kadar operasyon sahası gibi riskli alanlarda, saha desteği sundunuz mu?

Selçuk YÜCESOY: İşimizin doğası gereği savunma sanayisi yönelik tamamladığımız projelerin nerdeyse tamamı operasyon sahası gibi riskli alanlarda gerçekleşiyor. Dorçe’nin mottosu “Zorlu şartlar altında hız ve mühendislik gerektiren projelerin tamamlanmasıdır.” Yani “zorlu şartlar” derken sadece coğrafi şartlara değil, aynı zamanda Irak, Libya, Afghanistan, Sudan gibi ülkelerde, operasyon sahalarındaki inşaat organizasyonu yeteneklerimize de atıfta bulunuyoruz. Örneğin, 2002-2011 yılları arasında NATO’nun ve Amerikan Kara Kuvvetlerinin, Irak ve Afganistan’da yer alan farklı sahalarda, yaklaşık 50.000 kişi kapasiteli askeri üslerinin inşaatını, operasyonlar devam ederken tamamladık.

Geleceğe, İhracat ve İnovasyon Yön Veriyor

MSI Dergisi: Yurt dışına yönelik de çok sayıda proje yürütüyorsunuz. Dorçe’nin cirosunda, ihracatın payı nedir? Savunma ve havacılık sektöründen elde ettiğiniz ciroda ihracatın payı nedir?

Selçuk YÜCESOY: Dorçe, son 10 senedir, Türkiye’nin ilk 500 ihracatçı firması listesine giriyor. Sektöründe ise Türkiye’nin en fazla ihracat yapan firması. Dorçe’nin cirosunda ihracatın payı %90 civarında. Bu ciro içinde ise savunma sanayisinin yeri, talebe ve yıllara göre ciddi oranda değişiklik gösteriyor. Örneğin, COVID-19 sebebiyle pandemi hastaneleri ve prefabrik modül yoğun bakım üniteleri gibi projeler, önemli bir yer tutmaya başladı. Bu sene Katar’da 4000 yatak kapasiteli, dünyanın en büyük karantina hastanelerinden birini tamamladık. 2019 yılında ise LNG Projeleri kapsamında tamamladığımız tesisler ile birlikte NATO ve TSK’ya tamamladığımız savunma sanayisi projeleri öne çıktı.

MSI Dergisi: Dünya genelinde çok sayıda ülke ile iş yapıyorsunuz ve her ülkenin kendine has iş ortamı bulunuyor. Bu çeşitliliği nasıl ele alıyorsunuz? Dorçe, bu kadar farklı ülke ile sorunsuz iş yapmayı nasıl başarıyor?

Selçuk YÜCESOY: Uluslararası marka değeri, referanslar ve başarıyla tamamlanan projeler, farklı kültürlere adaptasyon, yerel firmalar ile ortaklık kültürü, yerel taşeronların ve tedarikçilerin inşaat süreçlerine aktif katılımlarının sağlanması, Türkiye’den projenin yapılacağı ülkeye gönderilen işin uzmanı personel ve kurumsal saygı gibi pek çok dinamik, sorunsuz iş yapılmasının perdesini aralıyor. Ancak, tüm bu dinamiklerin başında, yerel işgücüne ve yerel ortaklıklara verilen önem yer alıyor. Dorçe, bir ülkede yeni bir proje aldığında, yerel mevzuatlar gereği, yerel iş gücünün projeye dâhil edilmesi için ciddi eğitimler veriyor.

MSI Dergisi: Önümüzdeki dönemde çıkartacağınız yeni ürünler; vermeye başlayacağınız yeni hizmetler var mı?

Selçuk YÜCESOY: İnovasyon, üzerinde çalıştığımız her projede yaşanıyor. Bu sebepten dolayı burada, Dorçe’nin 38 yıllık bilgi birikiminin (knowhow) altını çizmek gerekiyor. Gelişen teknoloji ile yeni nesil malzemeler ve yapım teknolojileri, sürdürülebilir inovasyonu sağlıyor. Bir örnek olarak, savunma ve havacılık sektörüne yönelik olarak son dönemde inovasyon ve AR-GE yatırımı ile tamamladığımız Helikopter ile Taşınabilen Konteynerlerden (HTK) bahsetmek isterim. Şimdiye kadar sektörde sadece Dorçe’nin geliştirebildiği HTK modüllerinin montajı, herhangi bir el aleti veya ekipman yardımı olmadan, her türlü ortamda, elle, kolayca 2 saat içinde yapılabiliyor. HTK, Sikorsky helikopterleri ve benzeri platformlar üzerinde, operasyon sahalarına kolayca taşınmak üzere tasarlandı. Bu konteynerler; tam teşekküllü klinik, WC-duş, bakım ve rehabilitasyon merkezleri, ofis ve mutfak olarak kullanılabiliyor.

Dorçe İş Geliştirme Müdürü Mehmet Selçuk Yücesoy’a, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

Read More

Prefabrik Çelik Yapılar İnşaat Sektörü için Sayısız Avantaj Sunuyor

“Altyapı yatırımlarındaki artış, konut sektörü ve ticari alanlardaki gelişmeler, artan orta gelirli nüfus ve hızlı kentleşme nedeniyle olumlu yönde etkilenecek olan prefabrik bina pazarının, 2020-2025 döneminde yüzde 8’in üzerinde büyümesi öngörülüyor. Bu gelişmeler ışığında, geleneksel yapı sistemleri yerine prefabrik çelik evler ile tüketicilerin daha uzun ömürlü, sağlam, konforlu ve çevreci yapı talebi karşılanabilir… Dorçe olarak, prefabrik yapı üretim sektöründeki başarımızla global pazarda önemli bir marka değerine sahibiz. Afrika, Orta Doğu ve Güney Amerika’da yeni yapılan pandemi hastanelerinin çoğunda üst yapı tedarikçisiyiz. Pandemi sürecinde de değişen ekonomik koşullar, artan maliyetler ve yeni yaşam koşullarını yakından takip ederek üretim süreçlerimizi hız kesmeden devam ettirdik. Yeni dönem yol haritasında büyüme stratejimiz, çağımızın kaçınılmazı olan dijitalleşme stratejik planı ve uygulanması ile ılımlı biçimde şekillenecek.”

SÜHEYLA ÇEBİ KARAHAN
DORÇE PREFABRİK YÖNETİM KURULU BAŞKANI

Üretim, ihracat ve uluslararası müteahhitlik faaliyetleriyle hem doğduğu coğrafyanın hem de global pazarın güçlü markalarından biri olan DORÇE Prefabrik’in hikâyesini genel hatlarıyla sizden dinleyebilir miyiz?

DORÇE Prefabrik Yapı ve İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş., Türkiye’nin prefabrik yapı üretim sektöründe öncü ve ilk kurulan şirketlerinden birisidir. Şirketimiz 38 yıllık tecrübesi ile her türlü ihtiyacı karşılamaya yönelik projelerini, mühendislik, tedarik, üretim, lojistik, montaj, altyapı ve üstyapı işleri, test ve devreye alma gibi tüm aşamalarıyla tamamen kendi bünyesindeki mühendislerle anahtar teslim olarak tamamlamaktadır ve aynı anda uluslararası çok farklı bölgelerde, ağır iklim şartları altında hızlıca mobilize olup faaliyet gösterme gücüyle ön plana çıkmaktadır. Bugün geldiği noktada, DORÇE’nin yerel ve uluslararası kalite standartlarıyla işleyen fabrikası, hafif çelik modüler prefabrik yapılar konusunda, Avrupa’nın en büyük üreticisi olma özelliğine sahiptir. DORÇE, prefabrik modül binaların hem üreticisi hem de ürettiği ürünlerin lojistik süreci ile beraber anahtar teslim inşaatını tamamlayan müteahhit kimliğine sahiptir ve hem üretici hem de müteahhit kimliğiyle kendini kanıtlamıştır. DORÇE, proje bazlı anahtar teslim çözüm ürettiği için mühendislik, organizasyon  ve hız kabiliyeti gerektiren projelerde “Bu işi yapsa yapsa DORÇE yapar!” mottosu ile aranan bir firma olmuştur. DORÇE’nin global pazarda marka değeri olmasının en önemli nedenleri; başarıyla tamamlanan projeleri sonrası referansları, farklı kültürlere adaptasyonu, yerel firmalar ile ortaklık kültürü, yerel taşeronların ve tedarikçilerin inşaat süreçlerine aktif katılımlarının sağlanması, Türkiye’den projenin yapılacağı ülkeye gönderilen işin uzmanı personeller ve pazarlama, iş geliştirme, satış, tasarım, satın alma, üretim ve proje yönetim ekipleri arasında güçlü bir uyum ile çalışmasıdır. Yaptığı uluslararası tüm projelerde üst yapıları, Türkiye’deki fabrikasında ürettiği prefabrik çelik modüler yapı elemanlarını ihraç ederek gerçekleştirmektedir. Türkiye’nin iyi bir sanayici ve ihracatçı firmasıdır.

DORÇE, şu an kaç ülkeye ihracat yapıyor? Yurt dışında ağırlıklı olarak hangi tür projelerde tercih ediliyorsunuz?
DORÇE kuruluşundan bu yana 60’dan fazla ülkeye ihracat yapmıştır ve 15 ayrı ülkede şirketleri bulunmaktadır. İçinde bulunduğumuz pandemi döneminde bile 6 ayrı ülkeye ürünlerini ihraç etmektedir.  Yurt dışında kapsamlı organizasyon gerektiren, çok hızlı, eş zamanlı ve farklı lokasyonlarda dağınık olarak yapılması gereken ya da malzemenin bulunmadığı, imkânsızlıkların olduğu bölgelerdeki projelerde tercih ediliyoruz. Minimum 4.000 kişi ile 100.000 kişi kapasitesine kadar ulaşan, petrol, gaz ve maden sahalarındaki işçi kampları, entegre mülteci tesisleri, askeri kamplar ve askeri üsler, sınır kampları, okullar, yurtlar, hastaneler, sahra hastaneleri, klinikler, karakollar, hapishaneler, uçak ve helikopter hangarları, mühimmat depoları, poligonlar, eğitim merkezleri, vb. ağırlıklı EPC (Engineering, Procurement, Construction) olarak yaptığımız projelerdir. Çelik zırhlı kurşun ve havan topu geçirmeyen, havadan taşınabilen binalar yapabilmekteyiz, bu tarz özel projelerde de DORÇE tercih edilmektedir.

YENİ YAPILAN PANDEMİ HASTANELERİNİN ÇOĞUNDA ÜST YAPI TEDARİKÇİSİYİZ

Yakın zamanda tamamlanan, hâlihazırda devam eden ve başlayacak olan projeleriniz hakkında bilgi verir misiniz? COVID-19 salgını döneminde ağırlıklı olarak hangi projelerde yer aldınız?
Katar’da 4.000 kişilik karantina hastanesi, yurt içi ve yurt dışı savunma bakanlıkları için askeri yerleşkeler ve Kazakistan’da 2.620 kişilik konaklama tesisi projesini yakın zamanda tamamladık. Hâlihazırda Türkiye’de TOKİ için KÖY EVLERİ projesi, Mozambik’te 9.500 kişilik kamp projesi, Gürcistan’da BP firması için idari bina projesi, yurt içi ve yurt dışı askeri projeler, Libya’da konut projesi, Irak’ta 446 yatak kapasiteli hastane projesi devam etmektedir. Mevcut durumda, Afrika, Orta Doğu ve Güney Amerika’da yeni yapılan pandemi hastanelerinin çoğunda DORÇE üst yapı tedarikçisidir.

Prefabrik modüler çelik yapı dendiğinde ne anlamalıyız? Kullanılan malzemeden yapım metoduna bu yapıları genel hatlarıyla tanımlar mısınız?

Prefabrik modüler çelik yapılar dendiğinde kullanılan malzemeden yapım metoduna kadar kavram kargaşası yaşandığını düşünüyorum. Teknik terimler olması sebebiyle mümkün olduğunca kısa hatları ile sistemi anlatmaya çalışacağım. Kullanılan uluslararası terimler ve tanımlamalar yaptığımız işi ve sektörümüzü daha iyi ifade ediyor. Bu terimleri Türkçeleştirdiğimizde bazen doğru ifadeler olmayabiliyor. Dolayısıyla prefabrik modüler yapı sistemlerini, Türkçe ve İngilizce tanımları ile açıklayacağım.

Saha Dışı İnşaat (Offsite Construction); kalıcı bir yapının hızlı ve verimli bir şekilde inşa edilmesini desteklemek için yapı elemanlarının nihai kurulu konumlarından farklı bir yerde imalatı, planlaması, tasarımı ve montajı anlamına gelir. Bu tür yapı elemanları, saha dışında farklı bir yerde prefabrik (ön-üretimli) olarak üretilebilir, şantiyeye nakledilebilir ve ardından son konumlarına taşınabilir. Saha dışı inşaat, entegre bir planlama ve tedarik zinciri optimizasyonu stratejisiyle karakterize edilir.

Endüstriyel İnşaat (Industrial Construction) – Endüstrileştirilmiş Bina Sistemleri (EBS); daha yenilikçi teknikler ve süreçler kullanan ve yapısal bileşenlerin bir fabrikada üretildiği, son konuma taşınarak orada monte edildiği yapı sistemidir. Endüstriyel inşaat, tasarım ve üretim süreçlerinin otomasyonla gerçekleştirildiği anlamına gelir.

Prefabrikasyon (Ön-Üretimli) – Prefabrik Yapılar; bir yapının bileşenlerinin bir fabrikada veya başka bir üretim sahasında birleştirilmesi ve tüm montajların veya alt montajların, yapının yerleştirileceği inşaat sahasına taşınması uygulamasıdır. Terim, bu süreci, ana hammaddelerin inşaatın gerçekleştirildiği şantiyeye nakledilmesi ile gerçekleşen geleneksel inşaat pratiğinden ayırmak için kullanılır.

Modüler Yapılar; bir binanın fabrika ortamında tamamlanması, sıhhi ve elektrik tesisatları gibi son bağlantı hatlarının hazır, iç ve dış kaplama elemanları, duvar panelleri, çatı, döşeme, banyolar, mutfak ekipmanları ile tam olarak donatılmış bir şekilde sahaya sevk edilen hacimsel (volümetrik) yapı modüllerinin kullanıldığı sistemdir. Modüller, sahaya nakledildikten sonra kullanım amacına göre tek başlarına ya da birleştirilerek kullanıma hazır olmaktadır. Modüler yapılar, özellikle oteller, okullar ve öğrenci yurtları gibi eğitim ve sağlık yapıları için son yıllarda popüler bir yapım metodolojisidir. Bunun en önemli nedenleri, birçok benzer boyutlu modülün üretimiyle elde edilebilen ölçek ekonomisi ve azaltılmış şantiye inşaat süresinin özel faydasıdır. Geniş anlamda modüler yapı, bir yapının standartlaştırılmış bileşenlerinin saha dışındaki bir fabrikada üretilmesini ve ardından bunların yerinde monte edilmesini içerir. “Saha Dışı İnşaat”, “Prefabrikasyon” ve “Modüler Yapı” gibi terimler birbirinin yerine kullanılmaktadır. Bu terimler, standart bağlantılar ve ara yüzler kullanılarak birbirine tutturulmuş tekil elemanlardan tam tefrişli 3 boyutlu volümetrik birimlere kadar bir dizi farklı yaklaşım ve sistemi kapsar.

Volümetrik Modüler Yapılar / Volümetrik Yapılar; volümetrik modül üretiminin başarısı ve çekiciliği, birimlerin ve tasarımın tekrarlanabilirliğinde yatmaktadır. Volümetrik modüler üniteler, ek bir üst yapıya ihtiyaç duymadan eksiksiz binalar oluşturmak için birbirine bağlanabilen büyük yapı elemanlarıdır. Fabrikadan çıkmadan önce devreye alınırlar ve bu sayede uygunsuzlukların en aza indirilmesi ve kalite kontrolün yüksek olması sağlanır. Üniteler daha sonra şantiyeye taşınır ve hazırlanan temeller üzerindeki konumlarına dikkatlice yerleştirilir.

Panel Sistemli Yapılar / Panel Sistemli Modüler Yapılar / 2 Boyutlu Modüler Yapılar; paneller, kullanılabilir alanı çevreleyen düzlemsel ünitelerdir. Pencere, kapı ve/veya diğer entegre hizmetleri içerebildikleri gibi açık çerçeveli (açık panel) veya kaplamalı (kapalı panel) olabilirler. Sahaya düz paketler olarak taşınırlar.

Hibrit Prefabrikasyon / Hibrit Tabanlı Prefabrikasyon / Yarı-Volümetrik Prefabrikasyon; volümetrik veya modüler ünitelerle volümetrik olmayan veya panel sistemli ünitelerin bir karışımından oluşur. Aynı zamanda geleneksel saha yapımı öğeler de içerebilir. Hibrit yapılarda genel olarak, mutfak ve banyo gibi işçilik yoğun hacimler için volümetrik birimler kullanılırken (bu üniteler “kapsül veya pod” olarak da anılır), yapının geri kalanı panel sistem kullanılarak inşa edilir.

Konteyner Binalar; “konteyner bina” terimi genellikle, gemi taşımacılığında kullanılan yük konteynerlerinden dönüştürülen modüllerin yapı elemanı olarak kullanımıyla oluşturulan binaları tanımlamak için kullanılır. Fakat ülkemizde fabrikada üretilen hacimsel (volümetrik) modüllere de ‘konteyner binalar’ denilmektedir.

Portatif Yapı / Portatif Kabin; sökülebilir veya taşınabilir bir bina, kalıcı olarak yerleştirilmek yerine hareketli olacak şekilde tasarlanmış ve inşa edilmiş bir yapıdır. Portatif binaların daha küçük versiyonu, portatif kabinler olarak da bilinir. Portatif kabinler, şantiye ofisi, güvenlik kabini, konaklama, depo, tuvaletler gibi çeşitli uygulamalar için üretilmiş özel yapım prefabrik yapılardır. Portatif kabinler geleneksel binalara göre uygun fiyatlı bir alternatiftir ve tabii ki geçici konaklamanın gerekli olduğu yerlerde esnek bir çözüm sunar.

Flat Pack (Yatık Paket); modülü oluşturan duvar ve diğer elemanların tavan ve taban döşemeleri arasında yatık olarak yerleştirilmesiyle nakliye avantajı sağlayan ünitelere verilen terimdir. “Flat-Pack” (Yatık paket) üniteler, üst üste istiflenebilir.

Pod (Kapsül); pod veya kapsül terimi, genelde yapısal olmayan volümetrik kabinler için kullanılmaktadır. Ağırlıklı olarak banyo, tuvalet ve mutfak gibi ıslak hacimleri barındırırlar.

Römorklu Yapılar / Kabinler; römorklu yapılar sık taşıma gerektiren durumlarda, farklı amaçlara hizmet edebilecek şekilde tasarlanıp, tefriş edilebilen mobil yapılardır.

Hafif Çelik Prefabrik Binalar / Yapı Sistemleri; hafif çelik yapı sistemleri, soğuk şekillendirilmiş çelik profiller kullanılarak üretilen yapısal çerçevelerden oluşur. Bu çerçeveler veya profiller, taşıyıcı dış ve iç duvarlar, yük taşımayan bölme duvarlar, zemin kirişleri, perde duvarları, çatı makasları ve aşıklar dahil olmak üzere bir yapıda gereksinim duyulan tüm noktalarda kullanılabilir.

Ön-Üretimli Ağır Çelik Binalar; tüm tasarımın fabrikada yapıldığı ve yapı bileşenlerinin sahaya parça veya alt montajlı olarak getirildiği ve daha sonra sahada sabitlendiği / birleştirildiği modern inşaat ürünleridir. Genelde geniş açıklığın ve yüksekliğin önemli olduğu yapılarda tercih edilmektedir.

PREFABRİK ÇELİK EVLER, UZUN ÖMÜRLÜ, ÇEVRECİ, KONFORLU VE EKONOMİKTİR

Bir yanda artan dünya nüfusu diğer yanda daha uzun ömürlü, sağlam, konforlu ve çevreci yapılarda yaşama isteği… Bu tablo karşısında, geleneksel yapı sistemleriyle inşa mı yoksa yeni modellerin devreye girmesi mi bu talepleri karşılar?

Prefabrik bina pazarı; altyapı yatırımlarındaki artış, konut ve ticari sektörlerdeki gelişmeler, artan orta gelirli nüfus ve hızlı kentleşme nedeniyle olumlu yönde etkilenecek ve önemli ölçüde büyüyecektir. Gelişmekte olan ülkelerde daha kısa sürede uygun fiyatlı konut sağlamak için hükümet destekli girişimler, büyümeyi etkileyen bir başka önemli faktör olacaktır. Ayrıca, prefabrik binaların depreme dayanıklı olması sebebiyle, deprem bölgesindeki ülkelerden talep yaratması muhtemeldir. Çevre duyarlılığı ve inşaat israfı konularında dünya çapında artan bilinç, özellikle gelişmiş ülkeleri çevre dostu politikalara ve yeşil bina konseptine yöneltmiştir. Geleneksel yapı sistemleri yerine prefabrik modüler binalar kullanılarak, yeni jenerasyon yapım metotları ve yeni jenerasyon malzemelerle modern mimaride daha ekonomik ve daha kısa sürede prefabrik çelik evlerin üretilmesi bu talepleri karşılar.

ENERJİ VERİMLİLİĞİ ESASLARINI ÜST DÜZEYDE KARŞILAYAN, SÜRDÜRÜLEBİLİR YAPILAR

Prefabrik modüler çelik yapıların kullanımı ne tür avantajlar sağlıyor? İnşa metodu, zaman, maliyet, iş sağlığı ve güvenliği, mevsimsel etki, çevre duyarlılığı, dayanıklılık, vb. unsurlar açısından bu yapılarda ne tür farklılıklar görüyoruz?

Prefabrik modüler çelik yapılar, enerji verimliliği esaslarını üst düzeyde karşılarken aynı zamanda sürdürülebilir yapılar olarak karşımıza çıkmaktadır. Prefabrik modüler bina sistemleri, zamandan ve maliyetten tasarruf etmenin yanı sıra kalite iyileştirmeleri yoluyla önemli avantajlar sunar. Fabrikada yapılan modüller bulunduğu yere taşınmadan önce kontrollü koşullar altında üretildiğinden kalite standartları yüksek olur. “Prefabrik” çelik yapıların günümüzde inşaat sektörü için sunduğu sayısız avantajlarını sıralayacak olursak:

Daha Düşük Karbon Ayak İzi – Yüksek dayanımlı yapısal çeliklerin kullanımı karbon ayak izini küçültür; prefabrik çelik binalar, önceden tasarlanmış olması, daha kısa sürede inşaatının yapılmasıyla ekipman çalışma sürelerinin kısalması, karbon salınımı düşük yapı malzemelerinin üretimde kullanılması, kullanılan tüm malzemelerin dönüştürülebilir olması, atıkların az olması gibi nedenlerle modüler yapı inşaatları düşük karbon ayak izine sahiptir.

Nihai Yeşil Malzeme Çelik ve Geri Dönüşüm; bir binanın “yeşil” olarak kabul edilebilmesinin iki şartı vardır. Birincisi, malzemelerin işletme maliyetlerine nasıl yardımcı olduğudur. İkincisi, kullanılan malzemelerin çevresel etkiyi nasıl azalttığıdır. Çelik hammaddesi, kullanımının sonunda tekrar tekrar geri dönüştürülebilen ve gücünü kaybetmeyen yegâne yapı malzemelerinden birisidir. DORÇE, modüler yapıların inşaatı için hafif çelik komponentleri kullanır. Çeliğin ve kullanılan diğer tüm malzemelerin geri dönüştürülebilir olması, kullanım sonrasında daha fazla atık bırakma ihtiyacını ve hammadde için maden çıkarma ihtiyacını azaltır.

Çevre Dostu ve Trafiğe Etkisi; prefabrik modüler çelik binaların sürdürebilirliğine katkı sağlayan bir diğer unsur ise, prefabrik modüler inşaat sürecinin çoğunluğu saha dışında/ön-üretimli (off-site) olarak gerçekleştiğinden, projenin çevreye ve sahaya olan olumsuz etkileri önemli ölçüde minimize edilmektedir. Bu durum, sahada ihtiyaç duyulan araç ve ağır ekipman sayısı ve kullanımı azaltırken beraberinde daha az çevre kirliliği ve sahada iş güvenliğine bağlı olarak oluşabilecek kazaların azalması anlamına gelmektedir.

Depreme Dayanım; çelik sistem, esnek yapısı, dayanımı ve hafifliği ile depreme karşı son derece dayanıklı bir yapı sistemidir. Prefabrik modüler çelik yapılar farklı bölgelerin deprem şartlarına uygun şekilde tasarlanabildiğinden depremlere maruz kaldıklarında diğer yapı sistemlerine göre daha iyi performans gösterir. Bu sebeplerden dolayı deprem riski taşıyan bölgelerde prefabrik modüler çelik yapıların mekân algılamaları iyileştirilerek; renk, doku, malzeme, ışık ve biçim gibi elemanlarda yapılacak değişikliklerle inşa edilmesi bir seçenek olarak değerlendirilmelidir. Herkesin söylediği gibi depremler değil yıkılan binalar can almaktadır. Depremde beton binalar yıkılırken çelik eğiliyor, deforme oluyor, ama kırılmıyor, yıkılmıyor. Yıkılmaması da can kaybının azalması hatta olmaması anlamına geliyor. Deprem sonrasında ise, çeliğin betonarme gibi yıkılıp baştan yapılması gerekmiyor, onarılıp yeniden kullanılabiliyor.

Daha Kısa İnşaat Süresi; prefabrik modüler çelik yapıların en önemli avantajlarından birisi de inşaatın geleneksel inşaat yöntemlerine göre daha kısa sürelerde tamamlanabilmesidir. Bizlere “DORÇE ne yapıyor?”, “DORÇE’nin en büyük özelliği nedir?” vb. sorular sorulduğunda yanıtlarımızdan bir tanesi de “Biz zaman satıyoruz” olmaktadır. Zaman tasarrufunun sağlanması, üretim süreçlerinin ön planlamasının yapılması, fabrika ortamında gerçekleştirilen üretime bağlı olarak sahada meydana gelebilecek olumsuz hava koşullarının ortadan kaldırılması ve ana binayı oluşturan farklı yapı elemanlarının veya modüllerin aynı anda üretilebilmesidir. Böylelikle, zamandan edinilen tasarruf, aynı anda farklı coğrafyalarda birden fazla projede hızlıca mobilize olmayı ve bu projeleri üstlenebilmenin önünü açmaktadır.

Finansal Tasarruf; günümüzde geleneksel inşaat tekniklerinin yerine, prefabrik modüler yapı elemanlarının kullanılması, maliyet kontrolünün yapılabilmesi, gelişmiş ülkelerdeki iş gücü maliyetlerinin yüksek olması, prefabrik çelik yapıların ekonomik ömürleri, bakım masrafları, geri dönüşüm gibi birçok özellik ele alındığında prefabrik (ön-üretimli) modüler yapı sistemlerinin maliyet açısından geleneksel inşaat yapılarına göre daha avantajlı olduğu değerlendirilmektedir.

Emniyet ve Güvenlik; prefabrik modüler yapılar, iş ve işçi güvenliği açısından değerlendirildiğinde de bizlere önemli avantajlar sağlamaktadır. Kapalı üretim tesislerinde gerçekleştirilen üretime bağlı olarak iş güvenliği kazaları riskleri önemli ölçüde azalmaktadır. Fabrika ortamında gerçekleştirilen tüm üretim ve montaj süreçleri kapsamında işçileri ve çalışanları, yaralanmalara ve kazalara karşı koruyan sıkı takip süreçleri ve İSG prosedürleri uygulanmaktadır. Geleneksel inşaat metotlarının uygulandığı şantiyelerde de iş ve işçi güvenliği son derece önemlidir, ancak işçiler değişen hava ve zemin koşullarına uzun süre maruz kalabilmektedirler.

İklim Koşulları; günümüzde geliştirilen yeni teknolojiler ve yenilikçi malzemelerle prefabrik modüler çelik yapılar, her türlü mevsim koşullarına uygun olarak üretilebilmektedir. Yapıların montajında kullanılan iç yalıtım malzemeleri, yapılan statik hesaplamalar ve tasarımlar projenin gerçekleştirildiği coğrafyanın iklim koşullarına uygun olarak tamamlanmaktadır. Örneğin, DORÇE’nin Sibirya’nın donduran -50 derecelerinden Afrika’nın kavuran +50 derecelerine kadar değişen hava koşullarına uygun olarak tasarlayıp ürettiği prefabrik modüler çelik yapılar, hem dayanıklı hem de sürdürülebilir yapılardır.

Tutarlı Kalite; Prefabrik yapı kontrollü bir imalat ortamında gerçekleştiğinden ve belirtilen standartları takip ettiğinden, yapının alt montajları tek tip bir kalitede inşa edilecektir. Şantiyede inşa edilen yapılar, değişen beceri seviyelerine ve bağımsız yüklenicilerin programlarına bağlıdır. Bunların hepsi, verilen yapının işçiliğine ve genel kalitesine katkıda bulunur. Prefabrikasyonda, her bir alt montaj, tüm süreç boyunca birden fazla kalite kontrolünden geçirilerek fabrikada deneyimli bir ekip tarafından inşa edilir.

Yerinde Daha Az Kişi; prefabrik ve modüler bina sistemleri, yerinde kurulum için daha az insan gerektirir. Bunun nedeni, bu bina sistemlerinin yalnızca yerinde monte edilmesi, bileşenlerin fabrikada üretilmesi ve kolayca birbirine uyacak şekilde tasarlanması ve dolayısıyla daha az işçilik gerektirmesidir.

Tak ve Çalıştır (Plug & Play); bir binanın üretiminden nihai montajına kadar tamamen fabrika ortamında tamamlanmasına, sıhhi ve elektrik tesisatları gibi son bağlantı hatlarının hazır şekilde bir veya birkaç ‘modül’ olarak herhangi bir konuma gönderilmesine olanak tanıyan benzersiz bir modüler yapı sistemidir.  Her modül inşa edilmiş ve önceden tamamlanmış, iç ve dış kaplama elemanları, duvar panelleri, çatı, döşeme, banyolar, mutfak ekipmanları, aydınlatma ile tam olarak donatılmış bir şekilde sahaya sevk edilir. Modüller, sahaya nakledildikten sonra kullanım amacına göre tek başlarına ya da birleştirilerek anında kullanıma hazır olmaktadır.

Taşınabilir ve Sökülüp Yeniden Kurulabilir Yapılar; prefabrik çelik ve modüler yapılar, fabrika ortamında üretilerek sahaya sevk edilir. Montajları tamamlandıktan ve gerektiği süre kullanıldıktan sonra farklı lokasyonlarda tekrar kullanılmak amacıyla defalarca sökülüp bir araya getirilerek kullanıma olanak tanıyan yapı sistemleridir.

PAZARIN 2020-2025 DÖNEMİNDE YÜZDE 8’İN ÜZERİNDE BÜYÜMESİ BEKLENİYOR

Prefabrik modüler sistemlerin en yaygın kullanıldığı bölgeler/ülkeler hangileri? Bu sistemlerin ülkemizdeki kullanım yaygınlığı ne durumda? Buradan hareketle sormak isterim, prefabrik çelik modüler yapılar pazarda ne kadarlık bir paya sahip?

Orta Doğu ve Afrika, Kuzey Amerika (ABD, Meksika ve Kanada), Güney Amerika (Brezilya), Avrupa, (Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa, Türkiye), Asya Pasifik (Çin, Malezya, Japonya, Filipinler, Kore, Tayland, Hindistan, Endonezya ve Avustralya) prefabrik modüler yapıların en çok kullandığı bölgelerdir. Prefabrik bina pazarının 2020-2025 döneminde yüzde 8’in üzerinde büyümesi bekleniyor. Küresel modüler inşaat pazarı büyüklüğünün 2027 yılına kadar 106,22 milyar ABD dolarına ulaşması öngörülüyor. ABD ve Batı Avrupa ülkeleri gibi gelişmiş ülkelerde pazar yoğunluğu yüksektir. Aynı zamanda, Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ekonomilerde prefabrik bina endüstrisi yeni oluşma aşamasındadır. Önde gelen uluslararası prefabrik üreticisi firmaların, özellikle Asya-Pasifik ve Latin Amerika’daki hızlı gelişen ülkelerde daha fazla pay almak için varlıklarını artırmaları muhtemeldir. ABD, Japonya, Çin ve Avrupa genelinde birçok teknoloji tabanlı prefabrik modüler bina üreticisi şirket var ve otomasyon, mühendislik, ticaret ve üretim konularında çok başarılılar.

Teknolojik gelişmeler tüm sektörleri dönüştürmeye devam ederken, şirketler iş yapış modellerini dijitalleşme üzerinden kurguluyor. DORÇE Prefabrik’in bu alandaki yatırımlarını ve çalışmalarını öğrenebilir miyiz?

Şirket içinde başlattığımız yapay zekâlı program kullanımını artırmak için personele video konferanslar ile eğitimler aldırıyoruz, departmanlar arası bilgi paylaşımını yapay zekâlı programlarla daha çok hızlandırmayı ve dijital platformlar aracılığıyla ürünlerimizi satmayı planlıyoruz. Mevcut ERP sistemimizi çağımıza uygun gelişmiş yeni versiyonlarla güncellerken, BIM sistemini de kuruyoruz. Ayrıca dijital pazarlama departmanı kurduk, ürün tanıtımlarımızı ve iş geliştirmemizi neredeyse tamamen dijital ortamlarda yapıyoruz.

YAPAY ZEKÂLI PROGRAMLARLA ENTEGRE OLMUŞ BİR İNŞAAT SEKTÖRÜ ÇOK DAHA VERİMLİ ÇALIŞACAKTIR

Teknoloji tabanlı sistemlerin artan rolünden hareketle dijitalleşme hızının, inşaat sektörünün geleceğinde nasıl bir değişim yaratacağını öngörüyorsunuz?

Hızlı devam eden teknolojik gelişmeler ve dijitalleşmenin çok ilerlediği bu çağda inşaat sektöründeki birçok büyük şirket dijital gelişmeleri kendi firma yapısına nasıl uygulayacağını araştırmaktadır. Benim öngörüm; projelendirme, tedarik zinciri, lojistik, ürün ve kalite yönetimi konularında yapay zekâlı programlarla entegre olmuş bir inşaat sektörü çok daha verimli çalışırken iş kalitesi de artacaktır. Dünyada birbiriyle ticaret yapan birçok firma yapay zekâlı programlar aracılığıyla entegre olup, projelendirme ve iş planlama sürelerini kısaltacak.

Pandemi süreci iç piyasadaki ve yurt dışındaki çalışmalarınıza nasıl yansıdı? Sürecin yarattığı sorunlar nelerdi?

Pandemi sürecinde ihracat yapan ve yurt dışında projeleri devam eden inşaat şirketlerinin işleri ertelendi, durdu veya kısmen devam etti. Bunların sebepleri arasında, karantina uygulamaları, seyahat ve gümrük kısıtlamaları, lojistik sürelerinin uzaması, limanlardaki personelin dönüşümlü çalışması yer alıyor. Pandemi süresince DORÇE olarak işimizin doğası gereği, çok hızlı bir şekilde aksiyon alarak gerekli tedbirleri hayata geçirdik. DORÇE’nin iş yaptığı sahalardaki yönetim ekibi, seyahat kısıtlamalarına rağmen görevli oldukları bölgelerde çalışmaya devam ederek, projelerimizin sürekliliğini, yerel iş gücü ağı ağırlıklı olacak şekilde kesintiye uğratmadan devam ettirdi. Merkez ofis, şantiyeler ve üretim tesislerimiz için yerel regülasyonları takip ederek COVID-19 Güvenli Üretim Belgesi’ni aldık. Değişen ekonomik koşullar, artan maliyetler ve yeni yaşam koşullarını yakından takip ederek üretim süreçlerimizi hız kesmeden devam ettirdik.

Türkiye’nin önde gelen kadın yöneticilerinden biri olarak kadın istihdamıyla ilgili politikanızı ve kadın personel istihdam oranınızı da öğrenmek isteriz…

Ülkemizde siyasette, bürokraside, özel sektörde stratejik ve karar alma noktalarında kadın yönetici sayısı yok denecek kadar az. İyi bir eğitim almış, özgüveni yüksek, özgürlük bilinci gelişmiş ve enerjisi yüksek kadınlara her zaman DORÇE’nin stratejik noktalarında çalışma fırsatı verdik, vermeye de devam ediyoruz. Dijitalleşmenin hızla geliştiği bu çağda, daha çocuk yaştan itibaren sorumluluk bilinciyle eğitilen kadınların, zamanında ve doğru kararlar alacağına inanıyorum. Duygusal bakış açısını, insancıl çözüm önerilerini ve kuvvetli iletişim yeteneğini işe yansıtabilen kadınları, DORÇE’nin karar alma mekanizmasında yönetici olarak yetiştiriyor ve çalıştırıyoruz. Beyaz yakada kadın istihdam oranımız yüzde 40 iken, mavi yakada maalesef yok denecek kadar azdır.

BU ORTAMDA BAŞARI, ZORLUKLARLA MÜCADELE VE ŞARTLARA UYUM YETENEĞİNE BAĞLI

DORÇE Prefabrik’in yeni dönem yol haritasında neler var? Büyüme stratejiniz agresif mi yoksa ılımlı biçimde mi şekillenecek?

Dijitalleşme çağı, kırılma çağı derken, belirsizlik çağını yaşayan bir nesil olduk. Talep ve teknoloji sürekli değişiyor. Pandemi bunların üstüne durumu daha da vahim hale getirdi. Şirketler satış kaybı, pazar payı kaybı, kârlılıkta azalma yaşıyor. Bir süre önceye kadar yılda bir kere stratejik planlarımızı gözden geçirmek yeterli olurken şimdi neredeyse haftalık ve günlük yapıyoruz. Başarı, bu ortamda zorluklarla mücadele ve şartlara uyum yeteneğine bağlı. Yüksek enerji ve uyum içinde çalışmak zorlu şartlardan çıkışı sağlayacaktır. İnsan unsurunun ve her seviyedeki liderliğin her zamankinden daha çok ön plana çıktığı bir dönemde yaşıyoruz. Hem bireysel hem de takım oyununu aynı zamanda başarı ile oynamamız; günü, haftayı, ayı, yılı, orta ve uzun vadeyi bir arada yönetmemiz gerekiyor. Böyle bir ortamda DORÇE Prefabrik Yapı ve İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş. olarak yeni dönem yol haritasında büyüme stratejimiz, çağımızın kaçınılmazı olan dijitalleşme stratejik planı ve uygulanması ile ılımlı biçimde şekillenecek.

Read More

İnşaatın Teknolojiyle Evrildiği Modüler Yapılarda “Türkiye’nin Dünya Markası”

Üretim, ihracat ve uluslararası müteahhitlik faaliyetleriyle, Türkiye’nin global pazardaki güçlü markalarından biri olan Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş., ülkemizin prefabrik modüler çelik yapılar sektöründe öncü ve ilk kurulan şirketlerinden biridir. Dorçe, 38 yıllık tecrübesiyle her türlü ihtiyacı karşılamaya yönelik projelerini; mühendislik, tedarik, üretim, lojistik, montaj, altyapı ve üstyapı işleri, test ve devreye alma gibi tüm aşamalarıyla tamamen kendi bünyesindeki mühendisler ile anahtar teslim olarak, aynı anda dünyanın pek çok bölgesinde, ağır iklim şartları altında hızlıca mobilize olarak tamamlamaktadır.

Bugün geldiği noktada Dorçe, yerel ve uluslararası kalite standartlarına uygun fabrikasıyla, prefabrik modüler yapılar konusunda Avrupa’nın en büyük üreticisidir. Proje bazlı anahtar teslim çözümleriyle mühendislik, organizasyon ve hız kabiliyeti gerektiren projelerde “Bu işi yapsa yapsa Dorçe yapar!” mottosu ile aranan bir firma olmuştur.

Uluslararası tüm projelerde, üst yapıları Türkiye’deki fabrikasında ürettiği prefabrik modüler çelik yapı elemanlarını ihraç ederek gerçekleştirmektedir. Kuruluşundan bu yana 60’dan fazla ülkeye ihracat yapmış ve 15 ayrı ülkede şirketleri bulunmaktadır. İçinde bulunduğumuz pandemi döneminde dahi 6 ülkeye ihracat yapmaktadır.

Prefabrik modüler çelik yapıların tercih edildiği durumlara gelindiğinde; deprem ve afet bölgeleri, çok hızlı yapılması gereken projeler, eş zamanlı olarak farklı lokasyonlarda yapılan projeler ya da malzemenin bulunmadığı imkansızlıkların olduğu bölgelerdeki kapsamlı organizasyon gerektiren projelerdir. Konutlar, okullar, yurtlar, hastaneler, sahra hastaneleri, klinikler, karakollar, hapishaneler, petrol-gaz & maden sahalarındaki yaşam şehirleri ve işçi kampları, entegre mülteci tesisleri, askeri kamplar & üsler, sınır kampları, uçak & helikopter hangarları, mühimmat depoları, poligonlar, eğitim merkezleri bu yapıların kullanıldığı projelerden bazılarıdır.

Depreme dirençli kent planlama ve deprem kültürü farkındalığı kapsamında konuyu ele alacak olursak; çeliğin deprem esnasında sağladığı esneklik sebebiyle, gelişmiş ülkelerde zemin yapısına uygun olarak tasarlanan ve fabrikada kalite kontrolü yapılarak üretilen Prefabrik Modüler Çelik yapılar ile yüksek katlı rezidanslar, konutlar, oteller vb. yapılmaktadır.

Deprem riski yüksek coğrafyalarda müstakil konutlar çoğunlukla prefabrik modüler yapı sistemleri ile yapılıyor. Örneğin; Kaliforniya’da 560.000’i aşkın müstakil konut, depreme dayanıklı olarak prefabrik modüler yapı sistemleri ile tamamlanmıştır. Bu yıl Elazığ’da yaşanan depremden sonra TOKİ (Toplu Konut İdaresi Başkanlığı), Dorçe‘nin de üretim ve inşaatında yer aldığı köy evlerini bu sistemle yapmaktadır.

Prefabrik modüler çelik yapıların inşaat sektörü için sunduğu avantajlardan bazılarını sıralayacak olursak; 

Depreme Dayanım: Prefabrik modüler çelik yapılar farklı bölgelerin zemin yapısına uygun şekilde tasarlandığında deprem anında esnek ve hafif yapısı ile eğilir, deforme olur ancak yıkılması zordur. Bundan dolayı, deprem riski taşıyan bölgelerde, prefabrik modüler çelik yapıların mekân algılamaları iyileştirilerek; renk, doku, malzeme, ışık ve biçim gibi değişikliklerle alternatif olarak değerlendirilmelidir.

Daha Düşük Karbon Ayak İzi – Yüksek Dayanımlı Yapısal Çeliklerin Kullanımı Karbon Ayak İzini Küçültür: Prefabrik Modüler Çelik Binalar, önceden tasarlanmış olması, inşaatın daha kısa sürede yapılması ve ekipman çalışma sürelerinin kısalması, kullanılan tüm malzemelerin dönüştürülebilir olması ve atıkların az olması gibi nedenlerle düşük karbon ayak izine sahiptir.

Nihai Yeşil Malzeme Çelik ve Geri Dönüşüm: Bir binanın “yeşil” kabul edilebilmesinin iki yolu vardır. İlki, malzemelerin işletme maliyetlerine yardımcı olma şekli, ikincisi ise kullanılan malzemelerin çevresel etkiyi nasıl azalttığıdır. Çelik, kullanım sonunda defalarca geri dönüştürülebilen ve gücünü kaybetmeyen yegâne yapı malzemelerinden biridir.

Çevre Dostu ve Trafiğe Etkisi: Prefabrik modüler çelik binaların sürdürebilirliğine katkı sağlayan bir diğer unsur ise prefabrik modüler inşaat sürecinin çoğunluğu saha dışında / ön-üretimli (off-site) olarak gerçekleşmesidir. Projenin çevreye ve sahaya olan olumsuz etkileri önemli ölçüde minimize edilmektedir. Böylece, sahada ihtiyaç duyulan araç ve ağır ekipman sayısı ve kullanımı azalırken daha az çevre kirliliği ve iş güvenliğinin artması gibi kazanımlar da ortaya çıkar.

Daha Kısa İnşaat Süresi: Prefabrik modüler çelik yapıların en önemli avantajlarından biri de inşaatın geleneksel yöntemlere göre daha kısa sürede tamamlanabilmesidir.

Emniyet ve Güvenlik: Prefabrik modüler yapılar, iş ve işçi güvenliği açısından değerlendirildiğinde de önemli avantajlar sağlamaktadır. Kapalı üretim tesislerinde gerçekleştirilen üretime bağlı olarak iş kazası riski önemli ölçüde azalır.

İklim Koşulları: Güncel teknolojiler ve yeni malzemelerle, prefabrik modüler çelik yapılar, her türlü mevsim koşuluna uygun olarak üretilebilmektedir. Yapılarda kullanılan iç yalıtım malzemeleri, projenin gerçekleştirildiği coğrafyanın iklim koşullarına uygun olarak seçilir. Örneğin, Dorçe’nin tasarlayıp ürettiği prefabrik modüler çelik yapılar Sibirya’daki -50 derecelerden, Afrika’daki +50 derecelere kadar dayanıklı ve sürdürülebilir yapılardır.

Taşınabilir ve sökülüp yeniden kurulabilir yapılar: Prefabrik Modüler Çelik ve modüler yapılar, fabrika ortamında üretilerek sahaya sevk edilir. Montajı tamamlandıktan ve gerektiği süre boyunca kullanıldıktan sonra farklı lokasyonlarda tekrar kullanılmak için sökülüp bir araya getirilerek kullanıma olanak tanıyan yapı sistemleridir.

Tak & Çalıştır (Plug & Play): Bir binanın üretiminden nihai montajına kadar tamamen fabrika ortamında tamamlanmasına, sıhhi ve elektrik tesisatları gibi son bağlantı hatlarının hazır şekilde bir veya birkaç ‘modül’ olarak herhangi bir bölgeye gönderilmesine olanak tanıyan yapı sistemidir. Her modül inşa edilmiş ve önceden tamamlanmış, iç ve dış kaplama elemanları duvar panelleri çatı, döşeme, banyolar, mutfak ekipmanları, aydınlatma ile tam olarak donatılmış bir şekilde sahaya sevk edilir. Modüller, sahaya sevk edildikten sonra kullanım amacına göre tek başına ya da birleştirilerek anında kullanıma hazır olmaktadır.

Afet Sonrası Acil müdahalelerde: Dorçe, 1999 Marmara Depremi, 2003 İran Bam Depremi, 2011 Van depremi ve 2020 Elazığ Depremi gibi birçok deprem sonrası, AFAD, Birleşmiş Milletler, JICA gibi kurumlar aracılığıyla afet yönetiminde aktif olarak yer alarak projeler tamamlamış, yardım ve bağışlarda bulunmuştur.

Read More

Müteahhitlik Sektörünün Yükselen Yıldızı: Modüler Yapılar

Tüm Dünya’da hızla yayılan ve çok kısa bir sürede hayatımızı etkisi altına alan Koronavirüs salgını, birçok sektörde bazı değişimlere ve beraberinde birtakım yeniliklere yol açmıştır. Sektörel bazda incelediğimizde, uzun yıllardan beri ‘trend topic’ konumunda olan ve Dünya’nın birçok yerinde yaygın olarak kullanılan “prefabrik modüler yapılar”, pandemi süreci ile birlikte de müteahhitlik / inşaat sektörünün parlayan yıldızı haline gelmiştir.

Öyle ki günümüzde geleneksel inşaat tekniklerinin yerine, hazır yapı elemanlarının sahada hızlı montajı, çevre dostu ve dönüştürülebilir yapılar olması, maliyet kontrolünün yapılabilmesi, zamandan tasarruf edilebilmesi, ham maddeye ulaşımın güç olduğu zorlu coğrafyalarda geleneksel inşaat metotlarının iş gücü maliyetlerinin yüksek olması ve gelişmiş ülkelerdeki iş gücü maliyetlerinin yüksek olması gibi birçok kıstas prefabrik (ön-üretimli) modüler yapı sistemlerini ön plana çıkarmaktadır.

“Prefabrik Modüler Yapılar” pazar payının 2019’dan 2024’e kadar olan süreçte %4,6’lık bir yıllık bileşik büyüme oranı ile 2024 yılında 19,3 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Ayrıca, Covid-19 salgını dolayısıyla geleneksel inşaat metotlarının durma noktasına gelmesi ile, prefabrik modüler bina sistemleri aşağıda maddeler çerçevesinde de tercih edilmektedir;

  • Geleneksel proje sahalarındaki işçi etkileşimine kıyasla, modüler yapı sistemlerinde, sahalarda sadece montaj ekiplerinin çalışmasından dolayı etkileşim daha azdır. Ayrıca, modüler yapı sistemlerinin diğer bir avantajı ise mesafeli ve kontrollü üretimin fabrika ortamında gerçekleştirilmesi Covid-19 risklerini en aza indirgemiştir.
  • Salgın kontrol altına alındıkça devlet otoriteleri, inşaat karar ve onaylarını veren ilgili bakanlıklar, özel ve kamu firmaları vb. kurumlar, sosyal mesafe önlemlerini kademeli olarak kaldırmaya başlasa da büyük insan kalabalıklarına uzun bir süre daha izin verilmeyecektir.
  • Bina modüllerinin üretimi için önceden imalat projeleri hazırlanabilir. Koronavirüs salgını sonrası inşaat faaliyetleri normale döndüğünde, önceden imalat projeleri hazırlanan modüllerin daha kısa bir sürede imalatı ve montajı kaybedilen sürelerin telafisini mümkün kılar.

Prefabrik modüler yapılar denildiği zaman akla ilk gelen genelde tek veya çift katlı portatif (taşınabilen) kabinler, şantiyelerde işçi yaşam alanları olarak kullanılan tek tip konteynerler, deprem, kitlesel yer değiştirme hareketleri vb. doğal afetler ve acil durumlar sonrası kurulan ve o anki ihtiyaçları karşılamaya yönelik en basit donanımlara sahip binalar veya panel sistemli özel mülk olarak tasarlanan villalardır. Hızlı kentleşmenin yaşandığı gelişmekte olan ve İngiltere, Avustralya, Kanada, ABD gibi gelişmiş ülkelerde modüler yapı sistemlerine birçok sektörde rastlanmaktadır. Prefabrik modüler yapılar, gelişen teknolojilerle birlikte çok katlı olarak, hastane, AVM, sosyal ve lüks konutlar, idari yapılar, oteller, yurtlar, okul, klinik vb. binaların inşasında kullanılmaktadır.

Son olarak geçtiğimiz yıl, Singapur’da 40 katlı (yaklaşık olarak 140 metre yüksekliğinde) iki kuleden meydana gelen iki adet konut projesi, 1.900 adet prefabrik modüler sistem ile inşa edilmiştir. Projenin büyük bir kısmı, modüller yerleştirilmeden önce Malezya’da saha dışında üretilmiş, daha sonra modüller sahaya taşınarak yapıyı meydana getirmek üzere tasarlanmış bir sıralama programına göre uygulanmıştır. Böylece projenin %50’si saha dışında sanayileştirildiğinden kötü hava koşullarından kaynaklı zaman kaybı en aza indirgenmiştir. Her modül, kalite kontrol standartları altında üretilip, teslimden önce birkaç kontrolden birden geçilmesi sağlanabilmekte olup bunun gibi süreçlerin ve yöntemlerin sayesinde sahada yaşanan kaybın %70 civarında azaldığı gözlemlenmiştir.

Böylelikle saha dışında üretilip inşaatı tamamlanabilen prefabrik modüler yapıların, her geçen gün tasarımdan nihai modüllerin imalatına kadar beklentileri tam olarak karşılayabilen çözümler sunabildiğini söylemek doğru olacaktır.

40 yılı aşkın tecrübesi ile Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat Ticaret Sanayi A.Ş., kendi bünyesinde bulunan tecrübeli Tasarım, Mühendislik, Ar-Ge ve Proje yönetim ekipleri ile her türlü ihtiyacı karşılamaya yönelik, çok yönlü kullanım alanlarına uygun tasarlanabilen prefabrik hafif çelik modüler ve ön-üretimli çelik konstrüksiyon bina sistemlerini 6 kıtada 60 tan fazla ülkeye ihracatını gerçekleştirmektedir.

Read More

Dorçe A.Ş. Volumetrik Modüler Yapıları kendi bünyesinde tasarlayıp 6 kıtaya tedariğini gerçekleştirmektedir

Günümüzde yeni yapım teknolojileri, yeni yapım metotları ve yenilikçi malzemeler ile inşaat sektöründe geleneksel yapı sistemlerinin aksine “dönüştürülebilir ve çevre dostu” volumetrik modüler yapıların öne çıktığını görmekteyiz.

Mobil yaşam, insanların ani ve değişen tüm ihtiyaçlarına, evlerinden kilometrelerce uzaklarda modüler yapılar ile en ağır iklim koşullarında hızlı ve pratik çözümler sunmaktadır. Yerleşik düzendeki yapı sistemlerinde kullanılan stabil mimari çözümleri, yerini ciddi anlamda modüler yapı sistemlerine bırakmaya başlamıştır.  Özellikle eğitim, eğlence ve sağlık hizmetleri, konut gibi yaşamımızın birçok alanında gün geçtikçe modüler yapı sistemlerine olan talep artmaktadır.

Ayrıca, doğal afet, savaş, kitlesel yer değiştirme hareketleri (göçmen, mülteci, sığınmacı) gibi olağan dışı durumlarda oluşan kalıcı ve geçici konaklama ve yer değişikliği durumu daha esnek, hızlı ve pratik kolay barınma yöntemi olan modüler yaşam yapılarının hızla yayılmasına sebep olmuştur.

Modüler yapı sistemlerini genel olarak sınıflandıracak olursak, sabit modüler yapılar ve mobil modüler yapılar olarak ayırmak mümkündür. Sabit yapıları genel olarak sıralayacak olursak bunlar; okul, hastane, AVM, klinik, konutlar, idari yapılar, oteller, yurtlar vb. yapılardır.  Mobil modüler yapılar sınıfına ise; karavanlar, modüler konteynerler, karavan-konteynerleri, geçici afet konutları, vagon-konteynerler, mülteci kampları, işçi kampları, doğal afet kampları, vb. yapılar girmektedir. Bahsi geçen yapılar, geleneksel barınma amacıyla kullanılabildikleri gibi afet ve savaş bölgelerinde geçici – modüler barınma; şantiye, petrol & gaz, maden ve sondaj sahaları ve fabrikalarda iş bitimine kadar geçici konut veya kalıcı yerleşim yapıları olarak da kullanılmaktadırlar.

Hız gerektiren, zorlu iklim ve coğrafi koşullarda tamamlanması gereken yapılar için modüler sistemler kullanılmaktadır. Fabrikada kontrollü olarak üretilen bu elemanlar daha sonra üniteler halinde sahaya taşınarak burada montajı yapılır. Görsellerde yer alan yapılar, Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş. ’nin Türkiye’deki üretim tesisinde “flat-pack” olarak üretilip Kazakistan’da bulunan fabrikasına nakledilerek burada volumetrik yapı haline getirilmiştir. Daha sonrasında oluşturulan volumetrik yapılar kullanılacağı sahaya gönderilerek yan yana ünitelerin gelmesiyle birlikte modüler ana yapıyı oluşturmaktadır. Bu tip yapı sistemleri, günümüzde “volumetrik” yani hacimsel yapılar olarak modüllerin bir araya gelerek daha geniş iç hacimler ve daha büyük yapıların hızla oluşmasını sağlar. Dorçe’nin Kazakistan – Aktogay’da Bakır Madeni Konaklama Tesisleri Projesi -40 derece iklim koşullarında “volumetrik” yapı sistemleri ile tamamlanmıştır.

Bu yöntemin avantajı, üretimin fabrika ortamında gerçekleştirildiğinden tüm koşullar kontrol altında olmasıdır. Böylece üretilen malzemenin kalitesi artmaktadır. İstenildiği gibi yangın, ses ve termal yalıtımlar yapılabilir. Ayrıca bu yöntem zaman yönünden tasarruf sağlar. Aynı şekilde bu yapı sistemi ile, hastane, AVM, okul, klinik, konutlar, idari yapılar, oteller, yurtlar vb. yapılar modern ve kültürel tasarımlar kapsamında yapılmaktadır.

Volumetrik yapılar, günümüzde modern yaşam alanlarında insanlara birçok avantaj sağlamaktadır. Mobil yapılar insanların değişen ihtiyaçlarına uygun pratik çözümler sunmaktadır. Bahsi geçen yapılar, üst düzey teknoloji ile donatılmış, kendi ihtiyaçlarını karşılayan, hatta enerji kazanımı ve atık dönüşümü gibi alt-yapısal ihtiyaçlarını kendi kendine çözebilen, hafif, kolayca kurulup demonte edilebilen ya da bir konumdan başka bir konuma nakledilebilen kalıcı veya geçici yapılardır.

Read More

Dorçe A.Ş., Kazakistan Petrol & Gaz Sektörü İçin ‘Anahtar Teslim’ İşçi Konaklama Kampları Tamamlıyor

Bugün, kanıtlanmış petrol rezervleriyle Kazakistan, dünya petrol rezervlerinin %3’ünü bünyesinde barındırarak dünyanın önde gelen 15 ülkesi arasında yer almaktadır. Kazakistan’ın petrol ve gaz bölgeleri, ülkenin toplam topraklarının %62’sini kapsamaktadır ve 172 petrol sahası faaliyettedir. Kazakistan’ın en büyük petrol sahaları Tengiz, Aktobe, Atyrau, Kashagan, Karachaganak, Batı Kazakistan ve Mangistau’da bulunmaktadır ve bölgedeki en büyük sahalardan biri 781,1 milyon tonluk geri kazanılabilir rezervi ile Tengiz’dir.

Kazakistan’da kayıtlı bir şirket olan Dorce Prefabrik Yapı ve İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş., 20 yıldan uzun bir süredir Kazakistan’da faaliyet göstermekte ve anahtar teslimi genel müteahhitlik projeleri yürütmektedir. Petrol, gaz ve madencilik sektöründeki müşterilere EPC (Engineering Procurement Construction) hizmetleri vermektedir.

Dorce A.Ş., Tengizchevroil, KPO BV ve AGIP sahası için anahtar teslimi / EPC kamp projeleri sağlamıştır. Mangistau bölgesinde bulunan Shagyrly Shomyshty Gaz Sahası’nda da ana müteahhit olarak iş yapan Dorce, Hazar Gazı projesi kapsamında kompresör sahasının ana yüklenicisi olarak bir başka projeyi başarıyla tamamlamıştır.

Dorce, Kazakistan’da edindiği muazzam deneyimi arkasına alarak Petrol & Gaz sektöründe yerel tedarik zinciri ve yerel işgücü üzerinden Kazakistan ekonomisine katkı sağlamaya devam etmektedir.

Read More
MSB Kara Kuvvetleri Helikopterle Taşınabilen Askeri Konteyner - Mobil Klinik Kogus Tuvalet - Savunma Sanayi

Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat A.Ş Helikopterle Taşınabilen Modüler Yapılar Üretiyor

Prefabrik yapı sistemlerin önemi ve global pazarda bilinirliliği, günümüzde artan teknoloji ve gelişen üretim sistemleri ile birlikte hızla artmaktadır. Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat A.Ş., yüksek üretim kapasitesi, hızlı tedarik süreçleri ve en ücra & zorlu bölgelere lojistik ve montaj hizmetleri ile ihtiyaca yönelik üretimler gerçekleştirmektedir.

Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat A.Ş., savunma sanayii ihtiyaçları doğrultusunda özel olarak ‘anahtar teslim’ helikopterle taşınabilir askeri kamplar, barınma ve yaşam alanları geliştirdi. Bu tip özel projeler için AR-GE (Araştırma ve Geliştirme) faaliyetlerine ciddi bütçe ayıran Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat A.Ş., aynı zamanda konusunda son derece uzman ve tecrübeli bir departmana sahiptir. AR-GE ekibi, şirket bünyesinde çalışan 70’den fazla mimar, mühendis, teknisyen ve teknik çizim uzmanından oluşan özel birimler ile birlikte  “araştırma ve geliştirme” ve “tasarım” merkezlerini oluşturmaktadır. Konusunda uzman departmanlar,  tasarım çalışmalarını Autodesk Revit, Tekla Structures, Sap 2000 ve ETAP gibi pek çok yazılım kullanarak geliştirmektedir.

Görsellerdeki HTK ( Hava / Helikopter ile Taşınabilen Konteyner ) önemli bir AR-GE süreci sonucunda ortaya çıkmıştır. Toplamda 3 paket olarak üretilen HTK, herhangi bir el aleti veya ekipman yardımı olmadan, her türlü ortamda, elle kolayca montaj yapılabilir şekilde üretildi. Montajı, 2 kişi rahatlıkla 2 saat gibi kısa bir süre içerisinde tamamlamaktadır.

Bu ürünler, hava, kara ve deniz platformlarında kolaylıkla nakliye edilecek şekilde tasarlanmıştır. Her bir ünite 3 paketten oluşmaktadır ve her bir paket 300 kg civarındadır. Her paket bir helikopter yada pikap ile taşınabilecek boyutlar doğrultusunda da tasarlanabilir. Bu nedenle savunma sanayii baz alınarak geliştirilen bu üniteler, ayrıca petrol,  gaz ve maden arama kampları, kırsal bölgelerde acil sağlık,barınma ve gıda  hizmetlerinin verilmesi amacı ile, deprem, tusunami, sel gibi doğal afetler sonrasında acil yerleşim üniteleri olarak Dünya’nın her yerine nakliyesi gerçekleştirilmektedir.

Ürün kullanımını ve çeşitliliğini sağlamak amacı ile ciddi AR-GE ve tasarım faaliyeti gerçekleştirilmiş olup, bu üniteler, aşağıda resimlerde görüldüğü üzere konaklama üniteleri (açılır-kapanır masalı ve sandalyeli 8 kişinin rahatlıkla konaklayabildiği üniteler), klinik (tam teşeküllü), WC-duş(8 kişilik), bakım ve rehabilitasyon merkezleri, ofis ve mutfak olarak kullanılmaktadır. Bunlara ek olarak, bazı zorlu coğrafi koşullarda askeri operasyonlarda kullanılan üniteler için özel baca ve soba sistemleri geliştirilmiştir. El ile montajın kolaylıkla tamamlanması için her bir bahsi geçen ünitenin adım adım ingilizce ve gerekli dillerde olacak şekilde kullanma klavuzu da beraberinde verilmektedir.

Prefabrik yapıların konvansiyonel yapı sistemlerine kıyasla, çok daha hızlı, düşük maliyetli olabildiği genel olarak bilinmektedir. Ancak, burada bahsedilen HTK modülleri bilinen bütün prefabrik yapı sistemlerinden ve diğer sistemlerden farklı olarak 3 konuda öne çıkmaktadır. Bunlardan birincisi, son derece kolay taşınabilir olması, ikincisi kullanım klavuzu ile birlikte sadece el yardımı ile monte edilebilir olması, ücüncüsü ise 2 saat gibi kısa bir sürede istenilen yerde büyük bir entegre yerleşim alanını oluşturabilmesidir.

Helikopterle taşınabilen ve herhangi bir el aleti veya ekipman yardımı olmadan, her ortamda, elle kolayca monte edilebilir üniteler, Dorçe’nin kendi bünyesindeki mühendislik birimleri sayesinde talep doğrultusunda kurşun geçirmez, patlamaya dayanıklı olacak şekilde tasarlanarak alarm,ısıtma-soğutma sistemleri, CCTV sistemleri, emniyet ve ikaz sistemleri ile donatılarak Afrika, Orta Doğu, Güney Amerika, Asya ve Avrupa’ya hızlıca sevk edilmektedir.

Read More

Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat A.Ş., savunma sanayi için bir çok farklı üretim kalemini sunmaya devam ediyor

Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat A.Ş., hafif çelik prefabrik yapılar konusunda Avrupa’nın en büyük üreticisidir. Bunun yanı sıra, konvansiyonel yapı sistemlerinde geçtiğimiz 8 yıldır ENR (Engineering News Record) sıralamalarına göre konusunda Dünya’nın en büyük 250 müteahhit firmasından birisidir.

Bahsi geçen iki lokomotif sektöründeki tecrübelerinin birleşimi ile Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat A.Ş., hem Dünya çapında hem de Türkiye’de olmak üzere askeri ve savunma sanayi projelerini altyapı, üstyapı ve teknik ekipman dahil olacak şekilde anahtar teslim gerçekleştirmektedir.

Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat A.Ş.,’nin Ankara’da bulunan ve Avrupa ve Orta Doğu’nun en büyük fabrikasında ürettiği modüler askeri yapılar;  sahra hastaneleri, acil durum, sınır ve askeri üs bölgelerine kamp yapıları, askeri yaşam konteynerleri, römorklu modüler kabinler (yaşam, revir, WC-Duş), prefabrik askeri koğuşlar, askeri lojmanlar, nizamiye binaları, mühimmat depoları, uçak hangarları, askeri ve polis eğitim merkezleri, helikopterle taşınabilen konteynerlar vb. yapıları kapsamaktadır.

Askeri kampların yanı sıra Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat A.Ş., gerekli tüm sağlık birimlerini ve çalışma sistemlerini kapsayan tam teşekküllü mobil sahra hastanelerini, acil yardım üniteleri, laboratuvarlar, ameliyathane ve yoğun bakım ünitelerinin yer aldığı projeleri tamamlamıştır.

Modüler askeri yapılar, kullanılacak bölgenin stratejik ve iklim şartlarına uygun; kurşun geçirmez, patlamaya dayanıklı tasarlanabilir şekilde üretilerek alarm,ısıtma-soğutma sistemleri, CCTV sistemleri, emniyet ve ikaz sistemleri ile donatılabilir.

Son zamanlarda, Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat A.Ş.,’nin önemli bir AR-GE süreci sonucunda tasarlayıp ürettiği Hava / Helikopter ile Taşınabilen Konteynerların (HTK) herhangi bir el aleti veya ekipman yardımı olmadan, her türlü ortamda, elle kolayca montajı yapılabilmektedir. Modüler ünitelerden 1 günde 120 adet ünite üretilmekte olup sevkiyata hazır hale getirilmektedir.

30 yılı aşkın bir süredir sürdürdüğü üretici kimliğinin yanı sıra projelerinde sunduğu genel müteahitlik hizmetleri ile Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat A.Ş., Dünya’nın en zorlu coğrafyalarından birine ev sahipliği yapan Afrika kıtasında da askeri ve savunma sanayi alanında bir çok projeye imza atmıştır.

Sadece modüler yapılar üretmeyen Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat A.Ş., ön-üretimli ağır çelik binalardan oluşan yapıları da  Dünya’nın bir çok bölgesi için üretip teslim etmektedir. Japon ordusu için Cibuti’de  tasarım ve yapım işini üstlenen Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat A.Ş., F-16 uçak tipi Hangar projesini çok kısa bir sürede ağır çelik yapı sistemleri ile çözüme kavuşturmuştur.

Covid-19 salgını mücadelesi kapsamında, T.C. Milli Savunma Bakanlığı için Römorklu Modüler Kabinlerini üreten Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat A.Ş., bu ve vb. modüler / konteynerlı yapıların, kısmen monte edilmiş paketler veya tamamen monte edilmiş modüller olarak taşınmasını mümkün kılan zemin ve çatı şasesine cıvatalananması sayesinde hızlı ve kolay montajı sağlanmaktadır.

Read More
Modüler Mobil İşçi Kampı Bursa - Mobil Prefabrik Kamp

Dorçe A.Ş., mobil ve portatif yapılar üretiyor

Günümüzde artık inşaat sektöründe “durağan ve kalıcı” kavramların aksine “değişebilir ve dönüşebilir” özelliklerin öne çıktığını görmekteyiz.

“Mobil ve portatif yaşam” olarak adlandırabileceğimiz, günümüzde değişen yaşam koşulları ve teknolojik gelişmelerle sökülüp yeniden kurulabilen ve taşınabilen, özellikle petrol & gaz sahaları, maden sahaları, şantiyeler gibi endüstriel alanlarda işçi yaşam kampları, portatif taşınabilir yaşam kompleksleri, mobil yaşam kasabaları ve kampları, işçi yaşam şehirleri inşaa edilmektedir.

Mobil yaşam / yapılar, insanların ani ve değişen tüm ihtiyaçlarına evlerinden kilometrelerce uzaklarda en ağır iklim koşullarında hızlı ve pratik çözümler sunmaktadır. Yerleşik düzene geçilmesiyle birlikte başlayan stabil mimari yerini ciddi anlamda Eğitim, eğlence, sağlık hizmetleri gibi yaşamımızın bir çok alanında gün geçtikçe yeni yaşam kültürünün bir parçası olan modüler mobil ünitelere bırakmaya başlamıştır.

Ayrıca, doğal afet, savaş, mülteci krizleri gibi olağan dışı durumlarda oluşan geçici konaklama ve yer değişikliği durumu daha pratik, esnek, hızlı ve kolay barınma yöntemi olan mobil geçici yaşam yapılarının hızla yayılmasına sebep olmuştur.

Modüler Mobil yapıları genel olarak sınıflandıracak olursak bu sınıflandırmanın içine karavanlar, modüler konteynerlar, karavan-konteynerları, geçici afet konutları, vagon-konteynerlar, modüler evler olmak üzere geleneksel barınma için kullanılabildikleri gibi afet ve savaş bölgelerinde geçici – portatif barınma; şantiye, petrol & gaz, made ve sondaj sahaları ve fabrikalarda iş bitimine kadar geçici konut veya kalıcı yerleşim yapıları olarak da kullanılmaktadırlar.

Mobil yapıların sağladığı avantajların en başında afetzedelerin, işçilerin, çalışanların veya göçmen-mültecilerin fiziki ve mental ihtiyaçlarını en kısa sürede karşılamaktır.

Bunun dışında modüler yapı sistemleri sadece acil yerleşim alanlarında kullanılmamaktadır. Çok yönlü sayılan mobil mekanlar, günümüzde modern yaşam alanlarında da insanlara birçok avantaj sağlamaktadır. Dolayısıyla, mobil yapılar insanın değişen ihtiyaçlarına uygun pratik çözümler sunmaktadır. Bahsi geçen yapılar, üst düzey teknoloji ile donatılmış, sabit bir yere bağımlı olmayan kendi ihtiyaçlarını karşılayan hatta enerji kazanımı ve atık dönüşümü gibi alt-yapısal ihtiyaçlarını kendi kendine çözen, hafif, kolayca kurulup demonte edilebilen ya da bir konumdan başka bir konuma nakledilebilen portatif yapılardır.

Read More